|
“ELEŞTİRİ YAZILARI” ADNAN BENK
‘CAMUS BİR MANDA MIDIR?’
Sibel Arslan Yeşilay, RADİKAL 8.11.2000
Bunda on yıl kadar önce. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin hazırladığı “Eleştirmen Gözüyle- Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu Eleştiri Seçkisi” adlı kitap için araştırmaya başlamıştık. Seçkinin 1960-90 dönemini ele alan ikinci bölümü için Esen Çamurdan ve Zehra İpşiroğlu’yla birlikte yaptığımız çalışmalar, yalnızca tiyatro eleştirisinin değil, cumhuriyetin kuruluşundan bugüne tiyatromuzun geçirdiği değişimi görebilmek açısından da son derece ilginçti. 1923-1990 dönemindeki tiyatro eleştirilerini iki ciltte toplayan seçki, bu süre içinde tiyatro eleştirisinin geçirdiği evrimin yanısıra, repertuar kurulu, yerli tiyatro yaratma çabaları, telif eser, uyarlama, çocuk tiyatrosu, eleştiri nasıl olmalı, gibi konulardaki tartışmalarla, kuşbakışı da olsa, ülkemizde batılı anlamda bir tiyatronun kurulma çabaları ve sancılarına göz atılmasını sağlamıştı. Adnan Benk’in, sözünü sakınmayan, tutarlı, özgün eleştirileriyle bu çalışma sırasında tanışmış, diline, kullandığı biçeme ve tiyatro bilgisine hayran olmuştum. 1998 yılında ölümünün ardından birçok köşe yazarı, Benk’in yazılarının düzenlenip yayımlanması gerektiğinin altını çizmişti. Neyse ki aradan geçen iki yıl içinde bu temenni gerçekleşti de, usta eleştirmenin yazılarını okuma olanağına kavuştuk. Edebiyat ve tiyatro dünyasında özel bir yeri olan Adnan Benk’in 1950’li yılların başından buyana kaleme aldığı yazıları Doğan Kitapçılık tarafından yayımlandı. Aysen Altınel, Melek Dener, Hülya Potuoğlu ve Osman Senemoğlu tarafından yayına hazırlanan “Eleştiri Yazıları”, Benk’in tiyatro, sinema, müzik, edebiyat, siyaset konularındaki eleştiril ve denemelerini kapsıyor. Balzac, Valery, Sartre ve Salinger’den çeviriler yapan, belgesel filmlere imza atan Adnan Benk’i şöyle değerlendiriyor Efdal Sevinçli: “1940-60 yıllarında yazılan oyun eleştirileri içinde, sağlam tiyatro tarihi ve tiyatro kuramı bilgisiyle oyun çözümlemesini bütünleştiren Adnan Benk’in tiyatro sanatımızın çağdaş yönde gelişimini destekleyen, taklitlere şiddetle karşı çıkan, seyircinin beğeni düzeyini yükselten yazılarıyla döneminin en önemli adı olduğunu vurgulamalıyım” Tiyatro Eleştirisi seçkisinde kuşbakışı gördüğümüz geçmiş yılların tiyatro tartışmalarına, sahneleme ve oyunculuk anlayışlarına bu kitap sayesinde-tabii ki Benk’in bakış açısıyla- zum yapabiliyoruz. Eleştirilerinin yanısıra edebiyat tartışmaları, Peyami Sefa’yla, Ozansoy’la, Muhsin Ertuğrul’la, Cevat Fehmi Başkut’la, Refik Erduran’la polemikleri, çeviri eleştirileri, edebi kurul tartışmaları ve ödül dağıtımlarındaki adam kayırmalar hakkındaki zekice ve keyifle okunan yazılarıyla renkli ve hareketli bir dönem panoraması çiziyor. Sözünü sakınmayan ve ironik tavrıyla, döneminin yazar, yönetmen ve oyuncularını, Tahsin Yücel’in önsözde belirttiği gibi, çileden çıkardığı da anlaşılıyor. İşta sizei “Camus Bir Manda Mıdır?” başlıklı yazıdan tadımlık bir bölüm : “İrili ufaklı birtakım bilgiçler türedi son yıllarda. Sartre ile, Camus ile içli dışlı, sıkı fıkı dost her biri. İlkinin adını pek beceremediklerinden olacak “Canpol aşağı, Canpol yukarı” diye idare ediyorlar ama, ötekinin sözü geçtikçe bir özlemdir çöküyor üzerlerine, bataklarla, mandalarla sinsi çağrışımlar kurarak “camus, camus” diye duygulanıyorlar.” Gerisi mi? Kitapta.
|
|
|