Robert Schild

Tiyatro Tiyatro, Ocak 2006

 

“Aymazoğlu ve Kundakçılar” ile “Süleyman ve Öbürsüler” karşılaştırması   

 

Her iki metin de Max Frisch’in özgün oyununu günümüz Türkiye’sine uyarlamaktadır. Ne var ki, Genco Erkal’da politik tiyatro ağır basıyor ve köktendinci akımlar hedef alınırken, Yavuz Pekman’ın kıvrak metni, daha çok toplumsal göndermeler ile yetinmektedir. “Aymazoğlu”nda kundakçılar belirli bir strateji ile işe koyulurken, “Öbürsüler”de bir cümbüş sürüp gider! Gerek buradaki başkişilerin görüntü ve makjayları, gerekse davranışları “Gırgır” ve benzeri dergiler çizgisine yaklaştırılmış gibi; Semaver Kumpanya’nın kötü adamlarından kormaktansa, onlara gülünür! Oysa ki, Dostlar Tiyatrosu’nda boy gösteren kundakçılar, sistematik olarak işlerinin başındalar – oradaki itfaiyeciler de, hiç bir işe yaramasalar bile, gene de ciddi görünümlerini eksik etmiyorlar, işi gırgıra vuran Semaver’in itfaiye tayfasının tam tersine...

 

Oyunların hangisi daha çarpıcı, Frisch’in söylemek istediklerini daha belirgin biçimde sunuyor? Şüphesiz ki, “Aymazoğlu”. “Süleyman ve Öbürsüler”, birazcık Roberto Ciulli’nin ekolünü andırırcasına, oyunu yeniden yaratıyor; tuluat ve sirk öğeleri, gerçek tiyatronun çok önünde yer alıyorlar – ve şundan emin olabiliriz ki, ne Max Frisch, ne de bu oyunu “uyumsuz tiyatro” akımına dahil eden Martin Esslin, “Biedermann ve Kundakçılar”ın böylesine sazlı-sözlü-danslı bir gösteriye dönüşebileceğini düşünememişlerdir...

 

İki nitelikli sahnenin aynı oyunu aynı sezonda değişik yorumlarla sunmalar, kolayca ele geçmeyen, çok güzel bir tesadüf; her ikisi de kesinlikle görülmelidir, tercihan aralarını çok açmadan.

 

ana sayfa