Bu kez İ.S.M’ den bir oyunumuz var; “ Ay Tedirginliği “. “ Ay Tedirginliği “, Özen Yula’ nın ilk oyunlarından. Diğer oyunları ise şöyle; “ Dünyanın Ortasında Bir Yer“, “ İstanbul Beyaz, Rakı Rengarenk “, “ Kırmızı Yorgunları “ ve  “ Gözü Kara Alaturka “. 1996 ve 98 yıllarında ardarda yayınladığı oyunlarıyla Türk Tiyatrosu’ na taze bir soluk getiren Yula, geçtiğimiz yıl “ Ay Tedirginliği “ adlı oyunuyla Afife Jale 2001 Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’ ne layık görüldü.     

 

 5. Sokak Tiyatrosu’ nun yapımı olan “ Ay Tedirginliği “, Mustafa Avkıran’ ın rejisiyle sahneleniyor. Prömiyerini 1999 yılında gerçekleştiren oyun, 5. Sokak Tiyatrosu’ nun Avrupa turnesi kapsamında, Mayıs 2001’ de  Viyana’ da, Augenblicks Tiyatrosu’ nun düzenlediği Context Europa 2001 adlı festivalin konuğu olmuş ve büyük ilgi toplamıştı. Bu sezon yine,

aralıklarla, 5. Sokak Tiyatrosu’ nun repertuarında yer almakta.

 

“ Ay Tedirginliği “, insanlık tarihinin en eski ve bildik öykülerinden biri; bir kadınla bir erkeğin karşılaşması ve birbirlerine aşık olmaları. Ama bu karşılaşma herhangi bir yerde gerçekleşemez. Deniz kıyısında olunmalıdır. Bütün sevgililer dalga seslerinin arasında aşklarını itiraf ederler, öyle değil mi? Biraz da gerilim gerek ki, böylece kavuşma sürekli ertelensin ve aşk olsun. Özen Yula, bu klişeden ivme alarak ve bu yapının içini boşaltarak oluşturuyor oyununu. Ortaya çıkan boşluğu da dikkat çekmek istediği sorunsalla dolduruyor.

Oyunun 50’ li yıllarda geçen konusu kısaca şöyle; kadın ve erkek deniz kıyısında karşılaşırlar.

Ve birbirlerine hikayeler, masallar, efsaneler, anılar anlatırlar. Kendilerine siyah-beyaz film atmosferinde naiv bir yaşam dilimi kurgularlar. Oysa, oyunun sonuna geldiklerinde ertelenen gerçeklik karşılarına dikilecek ve film yani yaşam renklenecektir.

 

Önceki yıllarda “ Mezopotamya Üçlemesi “, “ Dumrul ile Azrail “, “ Troilus ile Kressida “, bu sezon “ Bu Bir Rüyadır “ adlı oyunların rejilerinden tanıdığımız Mustafa Avkıran, “ Ay Tedirginliği “ ni sahneye koyarken oyunun siyah-beyaz film kokusunu bütün bir yüzeye yedirmiş ve böylece çok katmanlı bir yapı çıkmış ortaya. Üç kamerayla üç farklı açıdan sessiz olarak kaydedilen öykü sahne üzerindeki perdelerde oynarken oyuncular da kendilerini seslendiriyorlar. Ve bir ikinci oyun da sahne üzerinde, yani seslendirme salonunda gerçekleşiyor. Eşzamanlı ilerleyen iki öykü, aynı sözlerle ama farklı sahnelerde bazen birbirinin içine giriyor bazen de ayrılıyor. Bu iki öykünün arasında bir başka oyuncu daha var; ses ve görüntü cihazlarını komuta eden yönetmen. Tıpkı, kadrajlanmış yaşamlarımızın dışına bir an bile çıkmamıza izin vermeyen bir büyük mekanizma gibi...

Derya Alabora ve Murat Karasu’ nun oynadığı oyunun konsepti Mustafa Avkıran ve Naz Erayda tarafından oluşturulmuş. Naz Erayda aynı zamanda sahne ve kostüm tasarımını da üstlenmiş. Koreografi Övül Avkıran’ a, müzik Armağan Kulualp ile Hakan Baycılı’ ya ait. 

Psikodrama çalışmalarını Deniz Altınay yürütmüş. “ Ay Tedirginliği “, İstanbul Sanat Merkezi’ nde, 9 Mart tarihinde saat 15.00 ve 18.30 sahnelenecek.

 

ana sayfa