Tiyatro Tiyatro Dergisi – Ekim 2005

Sistemin Çarkına Sıkışmış Bir

DOSYA

 

Ragıp Ertuğrul

 

Hiç değişmeyecek… Asırlar geçecek, kurulup yayılacak, küçülüp yok olacak, güçlenecek semirecek, kimi zaman ezilip çürüyecek… Ama mekanizma hep işleyecek. Ne insan mekanizmasına benzer devlet mekanizması ne de robot. İnsan sadece küçük küçücük bir parçasıdır o dev mekanizmanın, tıpkı “Dosya” daki gibi. Tuncer Cücenoğlu’nun yazıp Erhan Yazıcıoğlu’nun rejisiyle sahnelenen “Dosya” İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın yeni sezon oyunlarından.

 

Bir devlet kurumunda çalışan Tamer, bir gün eve elinde bir dosyayla gelir. Dosya, kurumda dönen dolaplarla ilgilidir. Tamer, karısı Nurgül ve kızları Yeşim’in küçük ama neşeli dünyaları bu dosya yüzünden nasıl bir hal alacaktır? Mütevazi yaşamları nasıl da fütursuzca sunulacaktır toplumun gözleri önüne? Akrabalık mı? Kardeşlik gelinin veya damadın gözüne batana kadar. Dostluk mu? Ucu dosta dokunana kadar. Bana dokunmayan yılanla da dost olurum. Eğer dokunuyorsa ve bir “ah” ediyorsa bana çaresizliğinden, kelebek olsa bile dost sayamam ben onu. Bir dosyadır alt tarafı bütün bunları sorgulatan oyun boyunca, ama dosyanın altında neler yatmaktadır? 1999 yılında parmaklarımdan kağıda dökülen kelimeler nasıl da özetliyor aslında “Dosya”yı:

 

Dişlilerden biri zorluyor

Yağsız mı kalmış yoksa…

Çark dönmekte devam ediyor

İnatla ve kaygısızca.

Sen misin yağsız dişli

Bu ne cüret, ne densizlik?

Kalabilirken büsbüyük çarklar devredışı,

Nedendir bilmez gibisin sanki.

Uyacaksın ritme oysa, uyanacaksın geceye…

Sabah kim sen kimsin?

Sabah büyük çarklar içindir,

Parlasınlar ışıldasınlar yeterince.

Göze hoş gelsin de gönüle boş isterse.

Sen misin yağsız dişli?

Bir gevşeyen somuna bakar işin.

Gevşeten kim ola, önemli değil artık.

Ancak…

Sen bize lazımsın.

İçi dolu göbekli bir dişlisin.

Yoktur sana benzeyen bir tane daha.

Bil kadrini devam et dönmeye… döndermeye…

Yağlanacaksın sen de zamanla

Vıcık vıcık olana dek.

Yağların damlayacak diğer dişlilere de

Bulaşmamış bir kara kalmayana dek

Sistemin çarkına… çarkına…

 

Görevine bağlı, aydın aile babası Tamer rolünde Erhan Abir ile hem işine hem de ailesine yetişmeye çalışan, fedakar, cefakar anne ve eş Nurgül rolünde Tomris İncer, birbirine uyumlu, gösterişe kaçmayan ama ağır duyguları o mütevazi duruşları altına gizlemeyi başaran oyunculuklarıyla etkiliyor, aynı yoğun duyguları seyirciye rahatlıkla ulaştırmayı başarıyorlar. Mahperi Mertoğlu, yönetmenin bilinçli bir tercihiyle çizdiği karikatürize elti tiplemesiyle bir sübap noktası olmakla birlikte yoğun duygusal atmosferi negatif yönde etkiliyor. Yönetmen böylece biz izleyeni oyunun dışına iterek üçüncü göz olarak kalmamızı istiyor ve ailenin fertleriyle duygu bağı kurmamıza engel oluyor. Bu yaklaşım oyunun nasıl işlediğinin çarkların ne zaman devreye girdiğinin farkında olmamızı sağlıyor. Çarkın bir parçası olan Tamer’in müdürü Hamdi rolünde Sezai Aydın’ın, çevremizde her an rastlayabileceğimiz o ikiyüzlülüğü, yalanı ve basiretsizliği vermeye sesi ve bakışları bile yetiyor.

 

Dekor tasarımında arka fonda yer alan düzenekler, telefon çaldığında dönmeye başladığından teyp bantlarını ve daha büyük resmi düşündüğümüzde dönen çarkları çağrıştırıyor. Ev dekorunun bir parçası olan sehpa ise işlevsellikten ve estetikten uzak bir görüntü oluşturuyor. Sehpa üzerinde yemek yeme sahnesi özellikle bir memur ailesini düşündüğümüzde eğreti kaçıyor.

Kostüme gelecek olursak; Tomris İncer’in sahne değişimlerinde iş kıyafetinden ev kıyafetine geçişte sıkıntı yaşadığı gözden kaçmıyor. Oyunda yeralan her iki sekreter kızın da özentisiz kostümleri ilgiyi dağıtıyor.

 

“Hem bu çarkın parçası olacaksın, hem de çarka karşı çıkacaksın.” diyor amir memuruna. “Onur dediğin nedir ki? Paran varsa her zaman onurlusun” diyor arkadaş arkadaşa. Bütün bunlar dosyada yazılı. Size dosyanın kapağını açmak, manşetlerin(!) alt satır aralarını okumak kalıyor. Bir de arkanıza yaslanıp seyretmek tabii. Zaten hepimiz her yerde seyretmiyor muyuz benzer sahneleri demeyin. Ta ki seyirci kalmayıncaya dek !

ana sayfa