Tiyatro Tiyatro Dergisi Sayı No: 167 /Temmuz 2006
Euridike’nin Çığlığı
Beki HALEVA
Çağdaş tragedyaya getirdiği yeni solukla dünyaca ünlü eleştirmenlerden büyük
övgüler almış Şahika Tekand’ın çığlığıyla yine görkemli bir şekilde sona erdi,
Terzopoulos’un sahneye taşıdığı Persler’le görkemli bir açılış yapan tiyatro
maratonu. Sofokles’in Antigone’sinden yola çıkarak ve başka metinlerden de
esinlenerek kaleme aldığı bu üstmetinle tiyatro tarihinin suskun karakteri
Euridike’ye sonsözü söyleterek ‘Oidipus Üçlemesi’ni de sonlandırmış oldu Tekand.
Bir yandan insanlık tarihi kadar eski, hukuk, hak/haksızlık, baskı, cesaret,
düzen, savaş, ölüm gibi kavramlara ilişkin tavrını söz olarak ortaya koyarak,
öbür yandan da bir gösterim sanatı olarak tiyatronun varabileceği boyutların
altını çizerek, bir taşla iki kuşu vurmayı başarmış sanatçı.
Antik tragedya formatının dışına çıkarak oluşturulan sahnelemede bana göre,
başrolü “ışık yapan oyuncular” başta olmak üzere tüm ekip üstlenmiş ve
rollerinde de o denli başarılılar ki sözün önüne bile geçmişler
performanslarıyla. Tüm oyunun bel kemiği, parmak ısırtan ışık, söz ve hareket
senkronizasyonu ister istemez metinden rol çalıyor ve bunda hep bir ağızdan söz
alan koronun söylediklerinin anlaşılamamasının büyük payı var. Teknik olarak
yirmi kişinin birlikte söz alması, sözü bir ileti olarak izleyiciye
aktaramadığına göre bilinçli bir seçim olmalı diye düşündüm bu yaklaşım ve böyle
yorumladığımda, hiçbir müziğin yer almadığı bu oyun düzeninde koronun inişli
çıkışlı sözleri çarpıcı bir müziğe dönüştü benim kulağımda. İzleme sürecinde
sözden uzaklaşıp kendimi ışık, beden ve sesin uyumlu birlikteliğinden doğan
sarsıcı ritme bıraktım. Oyuncuların ışıkla var olduklarını, gerçekliklerinin
ışıkla sınırlandırıldıklarını gözlemlediğimdeyse metne egemen izleği sahneleme
tekniğine de taşıdığını ve cesaret isteyen bir işe giriştiğini anladım Tekand’ın.
Işık-söz eşlemesine kısıtlı hareket dizgesi eklendiğinde alınan risk çok açıktı.
Oyunun Tekand’ın bir söyleşide sözünü ettiği “o anın gerçekliğine” ne denli
bağlı olduğunu düşündürdü bana ve tüm oyun boyunca o riskin heyecanını izleyici
koltuğumda bile duyumsadım. Yazar, yönetmen ve oyuncu performanslarıyla,
insanın, düzenin, yaşamın karmaşıklığını simgeleyen başarılı dekor tasarımıyla,
belleklerde yer edecek ışık tasarımıyla başarılı bir yapıt çıkarmış Şahika
Tekand.
|