HALDUN TANER’E SAYGI NİTELİĞİNDE…

          

 Usta yazar ve tiyatro insanı Haldun Taner’in meşrutiyet’den 1960 lı yıllara kadar Türkiye’nin  toplumsal, siyasal ve kültürel şekillenişinin mizahla dökümünü yaptığı “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım adlı komedisi,Beşiktaş Belediyesi Kültür- Sanat Platformu Prodüksiyon Tiyatrosu tarafından sahnelenmeye başlandı.

           Prof Zeliha Berksoy’un gösterime  hazırladığı oyunun,müzikleri Cem İdiz’e kostüm tasarımı ise Gizem Betil’e ait.Oyunun dekor yorumu genç dekoratörler Ersin Kutluhan ve Fırat Cete’ tarafından hazırlanmış.

            Haldun Taner’in 60’lı yılların başında kaleme aldığı “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” adlı oyunu teatral olarak  bir çok bakımdan Türk tiyatrosuna ciddi yenilikler  getirmiş bir yapıttır.Gerek içerik olarak gerekse de biçimsel olarak bize özgü bir epik kurgu ve açık biçim anlatımla kotarılmış olan bu hüzünlü  komedi,hem gösterim özelliği hem de  oyuncuya sunduğu  olanaklar, ayrıca  olayların sahici ve dengeli  aktarımı, mizahın abartısız kullanımı bağlamında ,40 yıl önce kaleme alınmasına karşın, bugün açısından hala  önemli bir sahne yapıtı olma niteliğini koruyor.

           Taner yapıtında, iki farklı terbiye ile yetiştirilmiş iki çocuğun büyüme ve hayatını kazanma süreçlerini Türkiye’nin toplumsal  ve siyasal gelişim süreçlerine paralel olarak kurguluyor.Yoksul ve öksüz büyümüş olan Vicdani ile zengin konaklarda büyümüş, gözü açık,fırsatçı, Çetin Altan’ın deyimi ile hazineden geçinen  Efruz’un hikayesi anlatılan .Küçükken okulda imamdan dayak yiyen,büyüyünce iyi bir yurttaş olma terbiyesi ile dürüstlüğünden ödün vermeyen ,yardımsever Vicdani biraz da saflığının getirdiği bir aymazlıkla   çevresindeki insanların kendisine yaptığı kötülüklerin ayrımında değildir ne kadar ezilse horlansa da dürüstlüğünden , vatan ve insan sevgisinden vazgeçmez.Diğer yandan Vicdani’nin  tersi bir yaradılış özelliğine sahip olan ve Efruz ise yeni gelişmekte olan kapitalizmin yarattığı her türlü fırsatı ahlaksızca kullanarak gemisini yürütür.Efruz öncelikle hırsız, yalancı dalavereci ,her fırsatta devleti ve çevresini dolandırmaktan çekinmeyen ahlaki yapısı ile bugünün burjuva siyasetçilerinin öncülü konumunda.

        Haldun Taner’in yazım alanında en büyük özelliğinden birisi de  yapıtlarına aldığı insanları yaradılış ve fıtrat olarak çok iyi tanıyor olması ve onların davranışlarını inandırıcı bir bütünlük içinde kitaplarında yaşatması denilebilir.Taner’in bütün oyunlarında sunduğu karakter ve tipler bugün hala çevremizde canlı birer figür olarak dolaşıyorlar.

        Yazarın bir sosyolog edası ve  gerçekçi bir  yaklaşımla kurguladığı oyunu, deneyimli yönetmen Zeliha Berksoy açık biçim bir üslupla sahneye aktarıyor.Berksoy anlatımını tarihsel gerçekliğin bugünün nesnelliği ile buluşması özerine kurmuş ve kimi kısa eklemeler yaparak  metni olabildiğince  bu güne taşımış.Berksoy yorumunda, tarihsel süreçte siyaset erbabının politika üretme  ve ülkeyi yönetme biçimindeki  ideolojik  yanılgı ve yanlışlarının, bugün  toplumsal düzlemde yaşanan her türlü sıkıntı ve sorunun temel sebebi sayıyor haklı olarak.Ayrıca geçmişte yapılan yanlışların bugün hala tekrarlandığı kaygısı ile mevcut yöneticileri alaysı bir dille eleştiriyor ve iktidar sahiplerinin aymazlığına vurgu yapıyor.           

 

         Oyunu izlerken eğitim sistemindeki çarpıklık ,siyasal partilerin örgütlenme modelleri, hırsız ve namussuzları meclise taşıyan seçim sistemi, ülkenin dış ilişkileri ve yardımları konusunda basiretsiz adamların aldığı  yanlış kararlar,emperyalist ülkelere eklemlenme ve entegrasyonunda verilen ödünler gibi bir yığın yaşamsal  gerçekliği hüzünle izliyor ve tarihin bir tekerrürden ibaret olduğunu gülümseyerek yeniden anımsıyorsunuz.

         Berksoy metni sade bir dille sahneye taşıyor ve söyleyeceklerini doğrudan söylüyor yorumunda herhangi bir deneysel atraksiyona başvurmadan,tarihsel gerçeklikten süzdüğü çarpıklığı somut ve anlaşılır bir seffaflıkla seyirciye sunuyor.Genç bir kadro ile sahnelenen  yapımda oyuncular metnin anlatımını güçlendirmek için tüm hünerlerini ortaya koyuyorlar. Her bir oyuncu üzerine aldığı görevi büyük bir özveri ve samimiyetle yerine getiriyor.Efruz tipini yansılayan Beyti Engin,  akıl ve izan dolu oyunculuk gösterisi ile tiyatroda geleceğin oyuncusu olabileceğini bir kez daha kanıtlıyor.Engin, Efruz’u çocukluğundan başlayarak yetişkin haline kadarki her aşamayı farklı ses ve tavırla ayrımlarken göz dolduran bir oyunculuk örneği sergiliyor. Saf ve dürüst kalmak adına ezilmeye hazır bir  ahlak anlayışı ile yaşadıklarından ders çıkarmayan Vicdani’de izlediğimiz Tolga Gülcüler,Vicdani’nin kimi yerde zavallı kimi yerde ideal yurttaş dedirten ruh halini dengeli bir oyunculuk örneği ile abartmadan başarı ile yansılıyor.Gülcüler oyunculuğu ile metni hem canlı ve sempatik kılıyor hem de oyunun akışını kolaylaştırıyor.Diğer rollerde değişik görevlerle izlediğimiz Selin Zafertepe, Nilay Erdönmez, Bedir Bedir,İpek Gülbir,Erkan Kolçak Köstendil,Ercan Reşat Demir,Tuba Karabey ,Berk Yaygın ,Sefa Tantoğlu ve Gün Koper ekip ruhunu ve kolektif üretimin başarı ile ortaya çıkması için yürekleri ve beyinleri ile yeteneklerini var ettiler.

         Kuruluşundan  bu yana kısa bir zaman geçmesine karşın Beşiktaş Kültür-Sanat Platformu Prodüksiyon  Tiyatrosu, Melih Cevdet Anday ,Samuel Beckett gibi yerli ve yabancı yazarların  önemli oyunlarını, ciddi yapımlarla  seyircisiyle buluşturuyor,Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım adlı komedi ile ölümünün 20. yılında usta yazar  Haldun  Taner  bir kez daha anılıyor ve bu mükemmel komedi nitelikli bir gösterimle seyirciye sunuluyor.           

 

ana sayfa