Bu hafta İstanbul Devlet Tiyatrosu’ ndan bir oyun var; Leenane’ nin Güzellik Kraliçesi.

Oyunları yakından takip edenler anımsayacaktır. Leenane’ nin Güzellik Kraliçesi, geçen sezonun tartışmasız en başarılı yapımlarından biriydi. En iyi yardımcı kadın ve erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu, en iyi rejisör, en iyi prodüksüyon ve en beğenilen oyun kategorilerinde başta Afife olmak üzere, Avni Dilligil ve Marmara Üniversitesi İletişim Fak. ödüllerine layık görüldü. Son günlerde bu ödüllere bir yenisi daha eklendi. Selim Naşit Özcan en iyi çevre tasarımı.

 

Rejisörlüğünü Cüneyt Çalışkur’ un yaptığı Leenane’ nin Güzellik Kraliçesi, İrlanda’ lı yazar Martin McDonagh’ ın ilk oyunu. Oyun, ilk kez 1996 yılında İrlanda’ da oynanmış. Ardından da Londra’ da. 1999-2000 sezonunda ise Brodway’ de sahneye çıkmış. Gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkılarak yazılan oyunun konusu kısaca şöyle; iki kadın, anne ve yaşı geçkin kızı aynı evde yaşarlar. Diğer kızkardeşler evlenip evden ayrılmışlar ve yaşlı annenin bakımı Maureen’ e kalmıştır. Aralarında uzun yıllardır süregiden kemikleşmiş, sinir bozucu bir çekişme ve aynı zamanda bağımlılık vardır. Oyunun içinde geçen diyaloglardan Maureen’ in gençlik yıllarında bir süre İngiltere’ de işçi olarak çalıştığını ve ruh sağlığının bozularak bir ay kadar akıl hastanesinde yattığını öğreniriz. Bu arada oyun süresince eve yalnız iki erkek girer. Biri Pato, diğeri ise kardeşi Ray. Maureeen ve Pato bir parti sonrası eve gelirler ve geceyi beraber geçirirler. Pato Maureen’ in birlikte olduğu ilk erkektir tabii o gece yaşanana birlikte olmak denebilirse. Bu başarısız geçen gecenin, her ikisi için de farklı anlamları olacaktır. Ertesi gün İngiltere’ ye dönen Pato’ nun, Amerika’ ya birlikte gitme teklifini yaptığı, mektubu ne yazık ki Maureen’ in eline geçmez. Çünkü Mag, yani anne mektubu yok etmiştir. Bu gerçeğin ortaya çıkışından sonra oyunun gerilimi kendini çözülmeye bırakır ve ertelenen eylem gerçekleşir.

 

Güzellik Kraliçesi, içinde birden çok temayı barındırıyor. En içte psikolojik ve dolayısıyla bireysel çalkantılar yer alırken bunu dışta çevreleyen ve bu çalkantıların nedenleri üzerine düşünmeye davet eden toplumsal olgular var. İktidar mücadelesi, sömüren ve sömürenin varlığı oyun kişilerinin üzerinde yoğunlaşmışken öte yandan bunun en dıştaki çemberle bağını sürekli hissediyoruz. Çalışkur, iktidar mücadelesini bireyler arası konumda tutarak neden-sonuç ilişkisini çok ince bir çizgi üstüne yerleştirmiş. Böylece sahne üzerinde yaşananlar İrlanda-İngiltere savaşının kendi değil, yalnız bir izdüşümü olarak kalmış. Bu da seyirciye doldurabileceği boş alanlar bırakmak ve teatral dokuya öncelik tanımak demek oluyor.

 

Oyunculuk yorumu ile ilgili ise söylemek istediğim tek bir şey var; başta Rüçhan Çalışkur olmak üzere, Hakkı Ergök ve Yurdaer Okur’ un o çok ince çizginin üstünde oyuncu kimliklerini unutmadan, bütüne hizmet eden tutumlarının yanında Sumru Yavrucuk’ un

başka alanlarda dolaştığını belirtmeliyim. Oyunculuğunun dramatik olana yatkınlığından dolayı, Güzellik Kraliçesi gözü yaşlı bir drama dönüşme tehlikesi taşıyabilir ve bu da  bütünü zedeleyebilir düşüncesindeyim. Çevre tasarımı ise, tamamen rejinin uzantısı niteliğinde. Seçilmiş objeler, derinliğin bir asma katla yukarıya doğru uzatılması, ufak trüklerle oluşturulmuş dekor parçaları hepsi işlevsel, gözü yormuyor ve özdeşleşmeyi kırarak, bir oyun izleniyor düşüncesinin altını çiziyor.

 

Oyunun çevre tasarımını Ethem Özbora, ışık tasarımını Önder Arık üstlenmiş. Rollerin oyunculara dağılımı ise şöyle; Mag: Rüçhan Çalışkur, Maureen: Sumru Yavrucuk, Pato: Hakkı Ergök, Ray: Yurdaer Okur. Leenane’ nin güzellik Kraliçesi 18 – 23 Nisan tarihleri arasında Aziz Nesin Sahnesi’ nde izlenebilir.

 

 

ana sayfa