|
KORKUNUN SÖMÜRÜSÜ Gogol"ün,çarlık yönetiminin çürümüş,kokuşmuş ve çirkefe bulaşmış ilişkilerinin ve taşra bürokrasisinin korku ile bezenmiş aymazlıklarının mizah ve ironin bütün dilsel olanaklarını kullanarak yetkince kotardığı oyununda; bürokratik ilişkilerin tepeden tırnağa yozlaşmışlığı ve iktidarın olanaklarını kendi yaşamları için savunurken halka iktidarın çirkin yüzünü göstererek aşağılayan despotik dayatmalarla hak arama mücadelesinin önünü tıkayan uygulamarıyla halkın nefretini kazanan çarlık yönetimine bütünlüklü bir eleştiri yöneltir. Yönettiği kente bir müfettiş geleceği duyumunu alan belediye başkanı, kentin bütün bürokratlarını toplayarak, denetime gelen müfettişin en iyi biçimde ağırlanması talimatını verir. Konuğun kentten memnuniyetle ayrılması için bütün olanakların seferber edilmesini, gerekirse rüşvet teklif edilmesini ister. Herkes üzerine düşen görevi titizlikle yerine getireceğini belirterek; işlerinin başına dönerler. Oysa kente gelen şahıs müfettiş değil, zengin bir toprak ağasının oğludur. Yol harçlığını hesapsızca harcadığındançarçur ederek parasız kalmış ve bir handa borçlanarak konaklamaktadır. Uyanık ve kurnaz yolcu, belediye başkanının kendisini ziyaret etmesiyle önce tedirgin olur, sonra başkanın korkak ve yaranmacı tavrından faydalanarak, kendisine atfedilen statüyü kabul eder. Konuk, belediye başkanının ikramlarını reddetmez, diğer yöneticilerin kendisine yönelik "ikiyüzlü" ağırlama seremonilerinden konumunu iyice pekiştiren sahte müfettiş, halktan kendisine gelen şikayetleri de dinleyerek, çözüm olabileceği umudunu yaratarak onlardan da rüşvet almaktan geri durmaz. Ayrıca başkanın karısı ve kızınıda birbirlerinden habersiz ayartır,kız ile uygunsuz durumda yakalandığında onunla evleneceği sözünü verir. Konuğun uşağı,gerçeğin açığa çıkartılmadan kenti terketmelerinin uygun olacağını söyler sahte müfettişe ve hemen hazırlıklara başlanır.Kenti terk etmeden önce Petersburg'daki gazeteci arkadaşına olupbiteni aktaran müfettiş mektubu posta müdürüne verir.Kendisinin yukarıya şikayet edildiğinden şüphelenen posta müdürü birazda meraktan mektubu açar ve gerçek ortaya çıkar ancak sahte müfettiş kenti çoktan terk etmiştir. Yazıldığı dönemde çarlık Rusyasında sansür kurulunca reddedilen 'Müfettiş' daha sonraları kimi sahnelerin yeniden yazılması ve bazı bölümlerin metinden çıkarılması koşuluyla sahnelenmesine izin verilir;ancak halktan ve yönetenlerden büyük tepki toplar.Dostoyevski'nin,"Hepimiz, Gogol'ün paltosundan çıktık."dediği Gogol,aktör arkadaşı Sçepkin'e yazdığı bir mektupta,Müfettişe ilişkin şunu söyler; "Müfettiş benim yaşamımda bir dönüm noktası oldu;Rusya'daki rezaletleri biraraya toplamak ve halkı bu vurdum duymazlığa bir daha güldürmek istedim."
Rejisör Müge Gürman,mizah,ironi ve groteskin dilsel ve görsel uyumundan oluşturduğu reji konseptiyle ciddi bir komedi şöleni sunuyor izleyiciye. Oyuncular,bu komedi şölenine takım halinde bütün hünerlerini katarak yetkince tiatral ve görsel bir atmosfer oluşturuyorlar.Sahte Müfettiş rolünde,Yetkin Dikinciler,farklı bir oyunculuk tarzı deneyerek,ustaca kullandığı mimikleri,olayların akışına ve duruma göre ayarladığı ses tonu ve ikiyüzlü sahtekarlığı gerçekten yaşıyor.Belediye Başkanı rolünde Hakan Meriçliler,kendi aymazlığına yaptığı vurgu ve sahtekarı gerçek müfettiş gibi algılayarak, kent halkına yaydığı korku dalgasını ve sonrasında yaşadığı ahmaklığı sesi ve tavırlarıyla yansılamasındaki çaba gerçekten övgüye değer. Belediye başkanının karısı rolünde Zerrin Tekindor,taşralı bürokratın eşinin açmazlarını,yerele yabancılaşmış ruh halini ve kentli olana özentisi,içsıkıntılarını, yeni bir yaşam arayışını tipik bir karaktere dönüştürerek yansılıyor.Taşra gerçeği ndeki kadınlık durumu,Tekindor'un grotesk oyunculuyla hüzünlü bir komedyaya dönüşüyor. Oyunda dekor sade bir işlevsellikle tasarlanmış,görsel olarak oyunun tarzına uyumlandırılmaya çalışılarak,bütün sahnelerde farklı bir işlevsellik yüklenmiş.Yaklaşık üç saat süren Müfettiş te;toplumsal ve siyasal yaşama ilişkin ağır bir eleştirel dil kullanılıyor sahnede.Bürokrasideki denetim korkusunun,sahtekarlık ,ikiyüzlülük ve riyakarlığa dönüşerek,yukarıya yalakalık yaparak sahte saygı ile geçiştirilmeye çalışlırken ,aymazlık içinde bulunan yönetilenleri,korkutarak ve onları despotça aşağılayarak zavallılaştıran bürokratik kastın acımasızca yönetiminin alaya alınarak sahneye taşınması Türkiye gerçeği ile birebir benzerlik taşıyor Gogol'un Çarlık Rusyası.
METİN BORAN
|