Aksanat Prodüksüyon Tiyatrosu’ ndan Tek Kişilik Hayatlar!

 

Tek Kişilik Şehir , “ Ayrılık “  ve “ Bina “ adlı oyunlarından sonra Behiç Ak’ ın yayınlanan üçüncü oyunu. Hemen hepimizin Cumhuriyet gazetesindeki Kim Kime Dum Duma  adlı çizgi bant karikatüründen anımsayacağımız Behiç Ak, çok yönlü bir sanatçı kimliğine sahip. Karikatürist ve oyun yazarı olmanın yanısıra Japonya’ da ve Türkiye’ de yayınlanmış bir çok çocuk kitabı da bulunmakta. Ayrıca 1994 yılında  “ Türk Sinemasında Sansürün Tarihi – Siyahperde “  adını taşıyan bir belgesel filmin yönetmenliğini de üstlenmiş.

 

Tek Kişilik Şehir  in konusu kısaca şöyle; yaklaşık dört yıl süren internet arkadaşlığından sonra kadın ve erkek, bir gökdelenin en üst katındaki restoranda buluşmaya karar vermiştir. Erkek kadın gelene dek restoranın garsonuyla uzun bir sohbete dalar. Bu süreç içinde erkeğin, sanal dünyanın hızlı gezginlerinden biri olduğunu, kadının gelişinden sonra ise, onun da yitirilen yaşantıları geri kazanma kurslarının sıkı bir takipçisi olduğunu anlarız. Her ikisi de birlikte anımsamalar yolculuğuna çıkarlar ama, ne yazık ki çok başarılı olamazlar çünkü geri dönüşüm kutusunun içi de boşalmıştır artık.

 

Sınırsız iletişim kurma çılgınlığıyla odalarına kapanan insanların kendi içlerinde inşa ettikleri aşılamaz sınırlar, içine düştükleri trajikomik yalnızlıklar, tek kişilik yaşantıların giderek çoğunluğu ele geçirmesi ve bir yalnızlar ordusu oluşturması, iki insanın aralarına koydukları barajlardan can cana bir iletişimin neredeyse olanaksızlaştığı...Bütün bunlar oyunun temasının can alıcı noktaları. Tek Kişilik Şehir  birey olma kavramını sorgularken, bunun uzantısında, ülkeler ötesi bir toplumsal dönüşümün nedenleri ve sonuçlarıyla da ilgileniyor ve günümüz yaşantısının ilerleme, değişim ve gelişim çağı olarak bizlere dayatılmasına eleştiri getiriyor. Bunu yaparken mizahın gülmecesinden, dolayısıyla ortaya çıkan boş alanlardan ve izleyiciyi kendine güldürerek yaratttığı geniş bir hoşgörü duygusundan yararlanıyor.

 

Oyunun reji anlayışı, çevre tasarımını ve oyunculuk yorumunu birlikte içine alan bir bütünlük taşıyor. Bu bütünlüğün içinde mizah duygusunun öne çıkmasına özen gösterilmiş. Stilize ve yalın dekor parçacıkları, karikatürize tiplemeler söylenmek istenene hizmet ediyor. Bunun yanında, finaldeki sahnenin fazlalığı tek rahatsız edici unsurdu ve eğer bu sahneye kıyılabilseydi oyun izleyici üzerinde daha etkili olabilirdi kanısındayım. Öte yandan, Tilbe Saran ve Köksal Engür’ ün performansları dikkat çekiciydi. Tiyatrodan, çoktan özlemini çektiğimiz, damağımızda oyunculuk izlemenin lezzetiyle ayrıldığımı söyleyebilirim. Özellikle Tilbe Saran, uzun yıllardır süregelen oyunculuk çizgisinin oldukça dışında bir alanda cesurca dolaşıyor demek sanırım abartılı olmayacak.

 

Rejisi Işıl Kasapoğlu’ na ait olan  Tek Kişilik Şehir  in müziğini Joel Simon, dekor tasarımını ise Duygu Sağıroğlu üstlenmiş. Rol alan santçılar; Tilbe Saran, Köksal Engür ve Cüneyt Türel. Oyun, 13. Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında, 29 ve 30 Mayıs tarihlerinde saat 20.30 da Feriye, Hamdi Saver Tiyatro Salonu’ nda izlenebilir.   

 

ana sayfa