Tiyatro Stüdyosu, Ahmet Levendoğlu'nun yönettiği yeni oyunuyla bugün, yarın ve pazar günü Afife Jale' de

Yalnızlığın kara güldürüsü

Kanadalı yazar Morris Panych'in 'Bugün, Yarın' (Teyzem ve Ben) adlı oyununu Ahmet Levendoğlu yönetiyor. Sürprizlerle izleyiciyi şaşırtan oyunda Mehmet Ali Kaptanlar ve Serda Kondeler Aktuna oynuyor. İnsanın yalnızlığı üzerine kurulu olan oyunun akışı içinde, 'tekbaşınalık' kimi zaman insanların omuzlarında ağır bir yük olarak duruyor; kimi zamansa istenirse o yalnızlık kabuğu kırılabiliyor.

ECE BAKTIAYA

Yalnız, insanlardan hoşlanmayan, sıradan bir banka memuru... Aradan geçen otuz yıldan sonra teyzesinden bir mektup alır. Teyzesinin ölüm döşeğinde olduğunu haber veren mektup ikisinin yıllar sonra bir araya gelmesini sağlar. Yolları kesişen, bu iki yalnız insanın karşılaşması manik depresif bir baba, alkolik bir anneyle ilgisiz, sevgisiz geçen çocukluk döneminin hesaplaşmalarına sahne olur.

Sürprizlerle izleyiciyi şaşırtan kara güldürüyü, Ahmet Levendoğlu 'nun yönetimiyle Tiyatro Stüdyosu sahneliyor. Kanadalı yazar Morris Panych 'in 'Bugün, Yarın' (Teyzem ve Ben) adlı bu oyununda Mehmet Ali Kaptanlar ve Serda Kondeler Aktuna oynuyor.

Türkiye'de ilk kez sahneleniyor

Başlangıçtan bu yana, Türkiye'de daha önce sahnelenmemiş oyunlarla izleyici karşısına çıkan Tiyatro Stüdyosu, bu geleneği yine bozmuyor. Ahmet Levendoğlu'na göre bu, tiyatrolarının ''titizlikle uyguladığı ilkelerden biri'' : ''Dünyada çok sayıda yeni, iyi oyun yazılmaktayken, birkaç oyuna takılıp repertuvarlarda hep onlara yer vermek dikkat çekici ölçüde bir eksiklik bana göre. Onun için baştan beri tüm oyunlarımız daha önce sahnelenmemiş oyunlar oldu. Bu, temel bir ilkeye dayalı bir neden. Her dönem oyun seçimini belirleyen, etkileyen, başka sorunlar ve zorluklar da oluyor. Örneğin parasal yetersizlikler gibi... İki kişili, küçük çaplı bir oyun olması da oyun seçimini belirledi.''

Sinemasal bir anlayışla yazılan oyun otuz yedi sahneden oluşuyor. Çok bölümlü olmanın ötesinde, birkaç saniyelik sahneler de içeriyor. Yazarın seçimi olan bu kurguyu değiştirmeden aynen sahneye koyduklarını belirtiyor Levendoğlu. Yönetmene göre, otuz yedi sahneye yayılan bir oyunu bu sinemasal anlayışın dışında, başka bir biçimde kotarmak oldukça zor.

İnsanın yalnızlığı üzerine kurulu bir oyun 'Bugün, Yarın' . Oyunun akışı içinde, 'tekbaşınalık' kimi zaman insanların omuzlarında ağır bir yük olarak duruyor; kimi zamansa istenirse o yalnızlık kabuğu kırılabiliyor. Sürpriz öğeler, iki karşıt kişiliğin buluşmasıyla ortaya çıkan ilginç sahnelerle oyun su gibi akıp gidiyor. Bir oda içinde geçiyor tüm öykü.

Siyasa sanatın işine karışmamalı

''Fantezi unsuru içeren bir oyunda bire bir gerçek; tahtalardan, suntalardan yaratılmış bir dekor kullanmak istemedik'' diyor Levendoğlu. Duvar yerine kullanılan beyaz perdelerle oda az da olsa gerçeklikten uzaklaştırılarak oyuna uygun ve daha çekici bir görünüş alıyor. Tasarımını Hakan Dündar 'ın yaptığı oyunda ışık tasarımı Murat Kılıç , müzik Selim Atakan imzasını taşıyor.

Devlet Tiyatroları 'nda yaşanan atamalar ve görevden almalara tepki veren isimlerden biri de, yeni oyunuyla izleyiciyle buluşan Ahmet Levendoğlu'ydu. ''Sanatsal kaygılar taşıyan bir sanat insanının böyle bir durumda, farklı biçimde davranamayacağını, dahası davranmaması gerektiğini'' düşündüğü için görevi bıraktığını belirten sanatçı, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Siyasanın hiçbir ülkede sanatın işine karışmaması gerekiyor. Devlet Tiyatroları bana göre yapısında büyük eksiklikler barındırıyor. Yaşanan bu olaylar bu yapının eksikliğinin bir uzantısı. Lemi Bilgin son derece başarılı bir yönetici olmuştur. Devlet Tiyatroları ilk kez ülkenin bütün illerine tiyatro götürmüş, on iki ay kesintisiz oyun sahnelemişti. Onun ve ekibinin böyle bir yolla görevden uzaklaştırılması büyük bir yanlışlıktır. Ben de elbette ki böyle bir yanlışlık karşısında tepkisiz kalamazdım. Devlet Tiyatroları kendisine tam bağımsızlık verecek olan yasayı çıkarmadıkça önü açık olmayacaktır. O yasanın çıkarılması da yüzde yüz çözüm değil.. çünkü siyaset de kendinde müdahale hakkını gördüğü sürece sorunlar devam edecektir. Türkiye'de bu anlayışın, o kafanın değiştiğini ben kendi yaşamımda görebilecek miyim, bilmiyorum.''

ana sayfa