üyelerimizden TİYATRO KİTAPLARI

 

Toplu Oyunları I
Amédée ya da Nasıl Kurtulmalı
Ölüm Oyunları - Macbett
Eugene Ionesco, çeviren: Hasan Anamur
MİTOS BOYUT YAYINLARI

"Amedee", evlerindeki bir ölüden kurtulmaya çalışan bir karı-kocanın trajik güldürüsü; "Ölüm Oyunları", birbirinden bağımsız birden çok oyunu içeren, ancak ortak noktaları ölüm gerçeğini anlatan, ölüm üzerine bir çeşitleme; "Macbett", devlet yöneticilerine yöneltilen acımasız bir eleştiridir.

 

Atatürk Ve Cumhuriyet Tiyatrosu

Özdemir Nutku

 Özgür, Ocak 2003

Diğer Eserleri:
Dram Sanatı, Kabalcı Yayınevi
Duvar Yıkılırken Almanya'da Tiyatro, Alkım

Dünya Tiyatrosu Tarihi-1, Mitos Boyut
Gösterim Terimleri Sözlüğü, İnkılap
İki Soylu Akraba, Alkım
Oyunculuk Tarihi-Takım, Dost
Oyuncunun Çalışması, Alkım
Sahne Bilgisi, Kabalcı Yayınevi
Söylev, Remzi
Tarihimizden Kültür Manzaralar, Kabalcı Yayınevi
Yükselişten Sonra, Mitos Boyut
Zeynep'in Tiyatro Kitabı, Kabalcı Yayınevi

ATEŞ YÜZLÜ

Marius von Mayenburg

çev. Sibel Arslan Yeşilay Mitos Boyut, 2002

Olga ve Kurt, aile içi uyumun en büyük gösterisi olan akşam yemeğini her zaman bir felakete dönüştürmeyi başarırlar. Her ikisinin de tek hedefi vardı. Yetişkin olmamak. Ama insan neredeyse her konuda anlayışlı, sonsuz liberal bir anne-babaya nasıl mesafe koyabilir? İki genç insanın anne ve babasıyla, normal başlayan tartışması hızla bir felakete dönüşür.

 

ÇAĞDAŞ TİYATRO ve DRAMATURGİ

Esen ÇAMURDAN Mitosboyut, İstanbul, 1996

Dramaturg ve dramaturgi kavramı, modern tiyatronun Türkiye'ye gelişinden çok sonra gündeme gelebilmiş ve bu iki kavramın tanımı ve işlevlerine ait yazılar, belgeler, tartışmalar yeni yeni yayımlanmaya başlamıştır. Ne yazık ki bu konuda çok farklı ve yanlış değerlendirmeler görülmekte ve bu da, çağdaş tiyatronun vazgeçilmez bir parçası olan bu iki kavramın ülkemizdeki çağdaş tiyatro pratiğindeki gerçek yerini almasını geciktirmekte. Bu konuyla ilgili tartışmaların düzeyi ile tıkanıp kalmalarının nedeni, bu iki kavrama ait bilgi birikim eksikliğiyle bağlantılıdır.
Dramaturg ve dramaturgi kavramlarının çağdaş tanımlaması ile işlevlerine ait bilgileri içeren Esen çamurdan' ın bu çalışması, ülkemiz tiyatrosunun bu konuyla ilgili büyük eksikliğini doldurmada, tiyatro sanatı için yararlı bir görev üsleniyor. Kitapta ayrıca, çağdaş-tiyatroya ulaşana kadar dramaturginin geçirdiği tarihsel gelişim aşamaları, dünya tiyatro çalışmalarından seçilen örneklerle gösteriliyor.

Çağdaş Türk Tiyatrosundan ON YAZAR

Ayşegül YÜKSEL Mitosboyut, İstanbul, 1997
Bu kitapta, Dil Tarih Coğ. Fak. Tiyatro Bölümü öğretim üyesi Prof. Ayşegül Yüksel, çağdaş Türk tiyatrosunun oluşturulmasında önemli katkıları olmuş 10 yazarımızın yazarlık sanatını ve onların oyunlarını inceliyor.Sözü edilen 10 yazarın tüm oyunları teker teker ele alınıp, oyun hakkında kısa bilgiler verildikten sonra oyunlar ve yazar üzerine genel bir değerlendirme yapılıyor; bu oyunların Cumhuriyet sonrası tiyatro sanatımıza kazandırdıkları ve yaratıkları yenilikler belirleniyor.

Bir bölümü aramızdan ayrılmış, diğer bir bölümü de artık oyun yazma uğraşısını tamamen bırakmış bu yazarlarımız içinde yazarlığını sürdüren yalnızca Memet Baydur bulunuyor.Ayşegül Yüksel' in incelediği yazarlar şunlar:Nazım Hikmet - Aziz Nesin - Melih Cevdet Anday - Oktay Rıfat - Haldun Taner - Sabahattin Kudret Aksal - Turgut Özakman - Vasıf Öngören - Oktay Arayıcı - Memet Baydur.


Üçüncü Zil

Üstün Akmen

Broy Yayınları

Tiyatro eleştirmeni ve yazar Üstün Akmen’in kitabı, geçen yıl yayımlanan ve 1999 - 2000 sezonu tiyatro oyunlarının eleştirilerini içeren "...Vee Perde..."nin devamı niteliğinde. Bin bir uğraş sonucu sahneye taşınan, seyirci karşısına çıkan eserlere can veren sanatçılarımızın emeklerinin, gazete - dergi sayfalarında yitip gitmemesini amaçlayan Akmen, bir eserin iyi olması ya da kötü kotarılması bir yana o eser eleştirilmeye hak kazanmışsa, unutulmaması gerektiğini savunuyor. Akmen’in 2000 - 2001 sezonunda izleyebildiği oyunların toplu değerlendirmelerini bulacağınız kitap, tiyatro tutkunlarına önemli bir kaynak.


Dramaturgi / Oyun Sanatbilim

Hülya Nutku
Mitos Boyut Yayınları,  İstanbul, Kasım 2001

Bu kitap, oyun sanatının uygulaması aşamasında modern tiyatronun vazgeçilmez öğesi olarak yer alan Dramaturgi 'nin doğuşu, öncülleri, günümüze kadar gelişim aşamaları ile dramaturgların çalışma alanları, metin çözümlenmesi, ülkemizde dramaturgi kavramının algılanışı, tiyatromuzdaki yeri ve önemi gibi konuları ele alıyor. Ayrıca, dramaturgide inceleme yöntemlerini uygulamalı olarak göstermek amacıyla, Anton Çehov'un İvanov, Martı, Üç Kız Kardeş, Vişne Bahçesi, Vanya Dayı oyunlarının dramaturjik çözümlemelerini içeriyor.

Üniversitede Tiyatro Bölümü Öğretim Üyesi olan Hülya Nutku, 'Oyun Sanatbilimi' olarak tanımlanan Dramaturgi'nin sanatla ve bilimle olan ilişkilerini ortaya koyarak, ülkemizde bu konuda daha önce yayınlanmış iki kaynak kitabı bütünleyecek teorik-pratik bilgileri kapsamlı ve metodik olarak içeren bir çalışma sunuyor.

 

Dram Sanatı: İnsanı Geçitlerde Sınayan Sanat

Sevda Şener, Mitos Boyut Yayınları; İstanbul, 2003,




'Dram sanatı bir eylem sanatıdır.
Aristoteles, tragedyayı 'hareketin taklidi' olarak tanımlarken, dramın insanı eylemi içinde gösterdiğini ve bunu anlatarak değil, göz önünde canlandırarak yaptığını belirtmiştir.
Eylem, insandan dolayı ve insanla ilişkisi oranında önemlidir. Gerçek, insanı
aydınlattığı ölçüde anlamlıdır.
Bu bakımdan usta yazarlar oyunlarında olayları kurgularken bireysel özellikler üzerinde durmaya, kişilikleri açıklamaya da özen gösterirler. İnsan kişiliğinin en iyi belirlendiği süreçler yaşamın geçitleridir.
Bunlara yaşamın eşik durumları da diyebiliriz. İnsan bu eşik durumları atlayarak yeni bir döneme girer. Ne var ki eşik atlamak kolay değildir. Kişi, eşik ötesi koşulları göğüslemeye hazır olmalı ve yeni durumla uyum kurmayı göze almalıdır.

ELEŞTİRİN ELEŞTİRİSİ

Zehra İPŞİROĞLU

Mitosboyut, İstanbul, 1997



İstanbul Tiyatrosu Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturgi Bölümü Öğretim Üyesi Zehra İpşiroğlu' nun "Eleştiri" üzerine açıklamalı bir inceleme kitabı.Eleştirinin Eleştirisi'nin en önemli özelliği, kolay anlaşılır ve savunulan düşüncelerin somut örneklerle pekiştirilmeye özen gösterilmiş olması.

Bu açıdan kitap, eleştiri üzerinde düşünmek isteyen herkese seslendiği gibi, hem yüksek öğrenimde hem de liselerde kullanılabilecek bir ders malzemesi niteliği taşımaktadır.Bu kitap, tiyatromuzdaki son yıllardaki gelişmeleri eleştirel açıdan irdelemek gibi bir amaç gitmiyor; yalnızca bir tiyatro eleştirisi yazmanın alfabesini irdeliyor; ve bunun yanında somut eleştiri örneklerinden yola çıkılarak eleştiri yazmada karşılaşılabilecek temel sorunları gündeme getiriyor ve bunların nasıl aşılabileceğini gösteriyor

ELEŞTİRMEN GÖZÜYLE

Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu  Eleştiri Seçkisi 1923-1960 / 1960-1990, Kültür Bakanlığı, Ankara , 1994  Yayın yönetmeni: Esen Çamurdan

1923-1990 yıllarını kapsayan Türk tiyatro eleştirilerini bir seçkide toplamak, her şeyden önce Cumhuriyet dönemi tiyatrosunu eleştirel bir süzgeçten geçirmek olur.Dönemlerinin tanıkları olarak nitelendirebileceğimiz eleştirmenler açısından tiyatroya bakmak, belki de onu çeşitli yönleriyle, değişik boyutlarıyla yeniden izlemeye, yeniden görmeye götürecektir bizi.İstanbul ve İzmir kentlerinde oluşturulan otuz kişilik bir ekip tarafından son derece titiz ve sistematik bir çalışmayla hazırlanmış olan bu seçki iki bölümden oluşuyor: Birinci kitap 1923-1960, ikinci kitapsa 1960-1990 yıllan arasında yayımlanmış tiyatro eleştirilerini kapsıyor.Aynı zamanda Cumhuriyet Sonrası Türk Tiyatro Eleştirisi'nin çizgisini kendiliğinden ortaya çıkaracak olan seçkinin araştırmacılara rehberlik yapacak daha geniş kapsamlı bilimsel kitaplara yol açacağını umuyoruz.   

 Fassbinder

TOPLU OYUNLARI 1

Kahvehane - Korku Kemirir Ruhu - Kerhaneci,

çeviren: Sibel Arslan Yeşilay Mitos Boyut Yayınları, 2002 

"Hayat ile sanat arasında bir fark yoktu Fassbinder için. Otururken, yatarken, yürürken ya bir sonraki filmin dialoglarını ya da bir oyunun sahnelerini dikte ettirirdi. Her an yeni bir projeyle meşguldü kafası.

 Neredeyse hiç uyumazdı. 'Ölünce uyuyacağım nasıl olsa' derdi" diye özetleyivermiş Alman sinema ve tiyatrosunun aykırı ismi Rainer Werner Fassbinder'i, tiyatro eleştirmeni Michael Skasa.

Eserleri ve marjinal yaşamıyla dikkatleri üzerine çeken Fassbinder ölümünün 20. yıldönümünde ilk kez Türkçede okur karşısına çıkıyor.

 

Godot'yu Beklerken Drama

Samuel Beckett CAN YAYINLARI i

Çeviren: Hasan Anamur ,1994

"Godot'yu Beklerken", 1969 Nobel Yazın Ödülünü kazanan ve 26 Aralık 1989'da seksen üç yaşında ölen "Samuel Beckett"in en önemli, dünyada en yaygın oyunudur. "Beckett"in kişileri, temelde, ödün vermez akılcı kişilerdir. İnsanlığın çekmek zorunda olduğu acıların da bilincinde olan bu kişiler, kendilerinin belirsiz bir süreyle içine atıldıkları yaşamda kim tarafından mahkum edildiklerini öğrenmek isterler. "Beckett"in kişileri oyun boyunca karar veremeden beklerler. "Godot"yu beklerler. Onların dünyaları, Vladimir'in oyunun sonlarına doğru dediği gibi, mutlu mu mutsuz mu olduklarını tam kestiremedikleri, içinde gizini çözemedikleri zaman ile cebelleştikleri, renksiz bir düş-karabasan ortamıdır. Aslında hepimiz, Estragon ve Vladimir'le birlikte aynı soruyu soruyoruz. Gerçekte çekip gitmek istiyoruz, ancak nereye gideceğiz? Bir şey bekliyoruz, hepimiz, ancak neyi beklediğimizin bilincinde miyiz? Bizi ne bekliyor, biliyor muyuz?

HALDUN TANER SEYİR DEFTERİ Esen Çamurdan

Bilgi Yayınevi, İstanbul, Ağustos 2006

Haldun Taner’in kabare dışındaki oyunlarını kapsayan kitap, yazarımızın seyirlik metinlerini incelerken hem seyirci olgusunu göz önünde tutmaya özen gösterir, hem de yaratıcının seyrinin, rotasının, tiyatro içindeki yolculuğunun izini sürmeye çalışır. Ancak çalışmanın bütünü aynı zamanda araştırmacının da seyrini ortaya koyacak, onun düşünme yolunu izlenebilir kılmayı deneyecektir.

Yalın, düz bir okumanın ardından oyunların sundukları veriler doğrultusunda oluşturulan ve “Haldun Taner Tiyatro Haritası” olarak adlandırılan tablo, yazarla ilgili birçok ipucunu ele verdiği gibi kitabın da ana kaynağını oluşturur. Buradan yola çıkarak yapıtların temelinde yatan sorunsala, ana tümceye ulaşma çabasına giren Esen Çamurdan, oyunlarda toplumsal yapıda izlenen karmaşanın seyirciye yansıtılma biçimini irdeler. Yine aynı doğrultuyu izleyen son bölüm, Taner’in seyirciyle kurmak istediği ilişkiye, ona karşı takındığı tutuma ayrılmıştır. Haldun Taner’in tiyatro coğrafyasında keyifli bir gezinti gerçekleştirmeyi amaçlayan Haldun Taner Seyir Defteri’nin bir hedefi de, yazarımızın dramaturgisini çözümleme çabasını okuyucuyla paylaşılan bir serüvene dönüştürebilmektir.

Haldun Taner Tiyatrosu

Ayşegül Yüksel
Bilgi Yayınevi;
Ankara, 1996, 13.5 x 19.5 cm., 231 sayfa, Türkçe, Karton kapak.

Araştırmacı Ayşegül Yüksel, "Haldun Taner Tiyatrosu" adlı bu yapıtta, Taner'in tiyatrolarını teker teker ele alıyor. Oyunların içeriğini, kişilerini, oyunları unutulmaz yapan kimi oyuncuları; kısacası; Taner tiyatrosunu bütün boyutlarıyla irdeliyor.

Hıçkırmakla Haykırmak Arası

Esen Çamurdan Mitosboyut, 2001,İstanbul

"Yazarımıza göre, güncel olanla belirlenme, sanatta, düşüncede, topluma bakışta çağdaş bir yörüngeye oturma zorunluluğunu getirir onun tiyatro yapıtları bu inancı doğrular niteliktedir. Gerçektende, Sabahattin Kudret Aksal'ın tiyatro çizgisini izlemek, içinde yaşadığı zamanı anlama ve onu yeniden yaratma zorunluluğunu duyan sanatçının geçirdiği aşamaya ve gelişime tanık olmaya götürür insanı.Araştırmamızın çıkış noktası da işte bu gelişime tanık olma kaygısından kaynaklanmıştır.
Ve Sabahattin Kubret Aksal'ın oyun yazarlığını çözümleme uğraşına yönelirken bir amacımızda, yeni bir tiyatro okuma denemesine girişerek bu çekici uğraşa düşünsel ve estetik boyutlar katabilmektir."

İzleri Kaldı Tiyatro Eleştirileri

Sevda Şener
Dünya Yayıncılık;
İstanbul, 2006, 1. baskı,


'İyi bir tiyatro eleştirisi, dilbilim, tarih, toplumbilim, ruhbilim, biçim ve yapı bilgisi, göstergebilim bilgisi yanında nesnelik ve yazın ustalığı da gerektiren, etik ve estetik duyarlık isteyen, eleştirmenin bu konulardaki iç birikimi oranında anlam zenginliği kazanan bir yazın türüdür ve eleştirmenin yaratıcı gücü ile yeni bir sanat ürünü olma şansına sahiptir.'

'Düşlerimiz de gerçeklerimizin bir parçası değil midir. Tam bilincinde olalım, olmayalım, kendi oyunlarımız, düşlerimiz ve gerçeklerimizle yüzleşmiş, insanlığın ortak acılarını da sevinçlerini de paylaşmış olarak çıkarıyoruz oyundan. İşte bu, tiyatronun zaferidir.'

Karanlıktaki Işık

Zeynep Oral

Ve İşte Perde Açıldı.

Ardından ışık... Karanlıktaki Işık.

Işıkta en bildiğim yada hiç bilmediğim dünyalar, toplumlar, bireyler...

Işıkta dünyanın ve insanın değişebilirliği...

O ışıkta, kendimi ararken başkalarını keşfediyorum. Başkalarına yöneldiğimde kendimi tanır gibi oluyorum.

O ışıkta, belki sorularıma yanıt bulamıyorum, ama sorulacak soruları çoğaltıyorum.

O ışıkta, bir soluk, bir duruş, bir susuş, bir bakış, bir söz, bir fısıltı, bir nota, bir renk yeryüzünü kucaklamama yetiyor.

O ışıkta, bir yüz, bir insan, yıldızlara uzanmama yol açıyor.

Maskenin Öteki yüzü

Üstün Akmen

Broy Yayınları / 2001 /

Daha önce yayimlanmis... Veee Perdeee. (1999-2000 sezonu) ile Üçüncü Zil'in (2000-2001 sezonu) devami niteliginde olan bu kitabinda Üstün Akmen, Istanbul'daki 2001-2002 sezonunu degerlendiriyor. Dünya görüsünü, sezgi ve bilinç duyarliginin üstüne anlatim, dil, imge, yorum vb. sanat yetilerini de koyarak, izledigi tiyatro yapitlarini degerlendiren Üstün Akmen; söz gücünü amacina uygun olarak en iyi biçimde tiyatro elestirisinin kalibina döküyor. Dürüst, kendine özgü düsünceleri, egilimleri, ilkeleri olan ve bunlari bilgiyle kendi açisindan tarafsiz bir biçimde ortaya koyan elestirmenin maske tasimamasi gerektigini de savunan Üstün Akmen, tasiyanlari bir anlamda karga tulumba ederek. Maskenin Öteki Yüzü ile "Tiyatro Karakolu"na "ihbar" etmekte...

Nihayet Bitti

Peter Turrini

Çeviren Sibel Arslan Yeşilay  Mitos Boyut, İstanbul 2004

"Nihayet Bitti" (Endlich Schluss) oyunun kahramanı "Şimdi bine kadar sayacağım ve kendimi öldüreceğim" der. Oyunun bu ilk cümlesi, oyunun ipuçlarını verir. Karşımızda elinde silahla duran, kendini öldürmeye kararlı bu kişi, şanssız, bahtsız biri değil, aksine çok ünlü ve başarılı bir gazetecidir. Yaşamı boyunca her istediğini elde etmiş, mutlu bir hayatı olan bir bireydir. Sözcüklerle, söylemlerle oyun oynayan, her konuda, işine yarayacak şekilde sürekli fikir değiştiren yıldız gazeteci intihar etmek ister. Konuşması bir gazete makalesi gibi kısa ve kolay anlaşılır niteliktedir. Ahlak timsali bir kahraman değil, yetenekli bir döneklik uzmanıdır. Her türlü fikrinden kolayca cayıp tam tersini de büyük bir ustalıkla savunabilmektedir. Artık uzun süredir başarıyla kulaç attığı şaşaalı sözcükler denizinden sıkılmış, sonsuza dek çenesini kapamaya karar vermiştir.

Oyun Yazarlığı

Hülya Nutku
Mitos Boyut Yayınları; İstanbul, Aralık 1999

Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro Bölümünde Oyun Yazarlığı dersi vermekte olan Hülya Nutku bu kitabında, oyun yazarlığının dünyadaki ve ülkemizdeki yerini belirlerken, bu uğraşının temel kavramlarını açıklıyor, tiyatro oyununun asal bileşenleri üzerindeki görüş ve düşüncelerini aktarıyor. Oyun yazmaya başlayacak yazar adaylarına, yazarlık üzerine sistematik bilgileri sunarken, bunları, dünya tiyatro edebiyatından aldığı seçkin oyun örnekleri ile somutlaştırıyor. Bu kitap ayrıca, dramatik oyun yazarlığında tema-durum-motif-aksiyon-olay dizisi gibi temel kavramların kullanılması, tip ve karakterlerin ortaya çıkarılması ve sonuçta dramatik olayın yakalanıp tiatroyu oluşturan temel olgu çatışma'nın yaratılması sürecini, bütün ayrıntılarıyla gösteriyor.

Provasız Hayat
Üstün AKMEN
Epsilon Yayınevi, Istanbul / 2005 - Şubat



Bir yaşam öyküsü...
Çok geniş yelpazede, çok geniş bir paletten dağılan renklerle, oradan oraya savrulan bir yaşam...
Anılar; zora direnmeler, dayanmalar, zorla oynamalar, zorda kalmalar...
Sanatsal şölene dönüşen geziler. Yılmaz Güney'ler Zeki Müren'ler, Ajda Pekkan'lar, Sinan Cemgil'ler, Yaşar Kemal'ler, İsmet Özel'ler, Herkül Milas'lar... Daha kimler de kimler...
Dedikodudan arındırılarak anlatılanlar. Hep olmuş olanlar.
Bir tutam yaşamın içine sıkıştırılmış kinler, nefretler, sevgiler...
Öçler, göçler, işkenceler...
Eğitilmeler, eğilmeyi bellemeler, bugünkü cilalı imaj devrine giden yolda yürürken öğrenilenler.
Müziğin sanat sayıldığı dönemler.
Aşkın anatomisi...
Geleceği belli bir insanın geçmişi...
Hepsi...

Samuel Beckett Tiyatrosu

Ayşegül Yüksel; Dünya Yayıncılık; İstanbul, 2006,

Beckett dehlizlerinde yol almak isteyenlere bir rehber: Samuel Beckett Tiyatrosu
'Büyük Sofokles'in ya da Shakespeare'in, içinde yaşamış oldukları tarihsel dönemi, birer bireyi oldukları toplumu ve yansıttıkları edebiyat geleneğini aşarak günümüze gelen yapıtları nasıl 'zaman' ve 'uzam' içindeki belirlemelere karşı koymuşsa, Beckett'in yapıtları da 20. yüzyılın ürünleri olmalarına karşın, 'uzam' ve 'zaman' sınırlarını aşarak insanlığın yeryüzündeki serüveninin tüm zamanlarını ve uzamlarını kucaklayan bir özgürlüğe ulaşmıştır.'
 

TİYATRODA DÜŞÜNSELLiK Dramaturgi' ye Giriş

Zehra IPŞIROĞLU
Mitosboyut, 1995, İstanbul

Zehra İpşiroğlu, "Tiyatroda Düşünsellik" adını verdiği bu yeni kitabında, "düşünsellik" teması içinde "dramaturgi" nin tanımını yaparak tiyatrodaki önemini açıklıyor; dramaturgi ile dramaturgların tiyatrodaki konumlarını belirlerken, bunların ülkemizdeki sorunlarını tartışıyor.
Dramaturgi' nin yurtdışında tiyatronun nasıl asal bir elemanı olduğunu, oradaki çalışmalardan örnekler vererek ortaya koyuyor; ülkemizde son yıllarda görülen genç tiyatroların deneysel çalışmalarının, düşünsellik bağlamında dramaturjik arayışlarının boyutlarını irdeliyor, bu çalışmalara eleştirel bakış pencereleri açıyor.
Öğretim görevlisi olan yazar, bu kitapta ayrıca, eğitimde tiyatro yolu ile düşünsel gelişmenin nasıl yaratılabileceğine ait saptamalarını ortaya koyuyor, yeni öneriler getiriyor.
 

Tiyatro Yazıları

Dikmen Gürün
Mitosboyut , 2000, İstanbul

Tiyatro sanatına eleştirmen,öğretim görevlisi,tiyatro festival yöneticisi olarak katkıda bulunan Dikmen Gürün,bu kitabındaki yazılarını üç ana başlıkta topladı.
Tiyatromuzun yapılanmasına yönelik tartışmalar,eleştriler ve sorgulamalar "Tiyatro Yazıları"nın ilk bölümünü oluşturuyor.
Tiyatro yasası ,ödenekli tiyatroların yeniden yapılanma girişimleri ve bölge tiyatroları üstüne yazılar geniş bir alana yayılıyor.
Yazar,ikinci bölümde,baskı ve sansür konusunu işlerken bu çağdışı uygulamayı bir kez daha tartışmaya açıyor.  Üçünçü bölümü ise yurt içinde ve dışında yer alan festivaller, seminerler, konferanslar ve buluşmalarda edinilen izlenimler oluşturuyor.

Yaşamın Kırılma Noktasında  Dram Sanatı

Sevda Şener;
Dost Kitabevi Yayınları; İstanbul, 2001

 

 

 

Aristoteles'in Poetika'sında yapılan ünlü tanımdan itibaren, oyun metninin ve teatral temsilin yapısal ilkesi olan 'dramatik' kavramı ve 'türler' konusu, sadece tiyatro dünyasında değil felsefe ve estetik çevresinde de, hala esas tartışma olarak yerini korumaktadır. Bu esaslı tartışmaya Batı dışından biri, tiyatromuzun filozofu Sevda Şener, 'dramatik' [drama özgü] kavramını ele aldığı ve yorumladığı kendine özgü bir yapıtla katkıda bulunuyor: Yaşamın Kırılma Noktasında Dram Sanatı.
 


Uzun Zaman Önce Mayısta

Roland Schimmelpfennig, çeviren: Sibel Arslan Yeşilay Mitosboyut , 2002

“Sahne için 81 kısa tablo” alt başlığını taşıyan metin kısa sahnelerden oluşuyor. “Uzun Zaman Önce Mayısta” oyununda , insanların hayatında geçmişin ve anıların önemi, epeyce farklı bir biçimde  seyirci karşısına çıkıyor. İlk başlarda pek anlam verilemeyen birçok sahne, oyun ilerledikçe yavaş yavaş anlamlandırılıyor, ama metnin en çekici yanı, yazarın anlattığı hikayenin bütününü hiçbir biçimde ele vermemesi Böylece hem yönetmene, hem de seyirciye sürekli sorular sordurup, farklı yorum olanakları sunuyor.
Acaba kadın bavulla kaçtı, sonra da düştü mü? Erkek bisikletle duvara mı çarptı? Peki sonra ne oldu? Neden? 

..Ve Perdeee...

Üstün AKMEN

Cumhuriyet Kitap İstanbul, 2000

Üstün Akmen'in 1999/2000 sezonu içinde izleyebildiği ve haftalık siyasi bir haber dergisinde yayınladığı; tiyatro oyunları, opera, operet, bale ve dinleti yapıtları ile ilgili eleştiri ve değerlendirmelerini toplu olarak bulacağınız bu kitabı yayımlamakla, yayınevi olarak, sahne sanatları ile ilgili bir eksikliğe ilk tuğlayı koyduğumuza inanıyoruz.
 

Seyir Defteri

Hasan Anamur Mitos Boyut, İstanbul 2007

 

Bu kitap, tiyatro eleştirmeni Hasan Anamur'un Radikal gazetesinde 2001-2006 yılları arasında yayınlanmış olan 126 adet oyun eleştirisini bir araya getirmektedir.Bu eleştiri yazıları,   gelecek kuşakların sanatsal çabalarına  yol gösterici özgün görüş ve yorumlarda bulunurken,
aynı zamanda yakın bir döneme tanıklık yapmış olmakla, tiyatro sanatı adına, bu döneme ilişkin özel bir arşiv niteliğini de taşıyor.

Geçmişten Gelen Kadın

Roland Schimmelpfennig

Çeviri Sibel Arslan Yeşilay, Mitos 2007

Geçmişle yüzleşme üzerine bir oyun “Geçmişten Gelen Kadın”; anımsama ve unutma, kaçırılmış fırsatlar, yeni olanaklar, aşkın ve alışkanlığın gücü üzerine bir oyun.  Bulvar komedisi gibi başlayıp psikolojik gerilime dönüşen oyun hem çılgınca ve gerçeküstü bir öykü, hem de en ince ayrıntısına kadar gerçekçi. Yunan tragedyaları ile modern polisiye arasında bir yerde konumlanan ilginç, gizemli, gerilimli ve eğlenceli bir oyun olan “Geçmişten Gelen Kadın” kimi eleştirmenlere göre yazarın başyapıtı

2000'li Yıllara Doğru Tiyatro Zehra İpşiroğlu  

Mitos Boyut, Mayıs 1998






Çağdaş Tiyatromuzda Geleneksellik

Dr. Yavuz Pekman  Mitosboyut, 2002, İstanbul

"Günümüzde Türk tiyatrosu ve özellikle de halk tiyatrosu geleneği üstüne yeterince kurumsal eser üretilmediği bir gerçektir.Bu alanda ulaşabildiğimiz yapıtlar, genelde, yıllar öncesinden gelen değerli incelemeler ve belgeler...

İçerdiği anlam zenginliklerine, renk skalasındak içeşitliliğe karşın geleneksel Türk tiyatrosunun, bırakınız dünya tiyatrosundaki yerini, kendi ülkesinde bile hak ettiği konumda olmaması, öncelikle kurumsal çalışmaların azlığından kaynaklanan bir durumdur.
Dr. Yavuz Pekman'ın Çağdaş Tiyatromuzda Gelenesellik adlı kitabını bu alanda ciddi bir boşluğu dolduracak nitelikte kapsamlı bir çalışma olarak değerlendiriyorum. Yapıt, halk tiyatrosu geleneğimizin türleri ve bu türlerin ortak özellikleri üzerinde çok yönlü bir araştırma olmasının ötesinde, Turgut Özakman, Oktay Arayıcı, Haldun Taner, Sermet Çağan, Ferhan Şensoy gibi çağdaşımız yazarların yapıtları ışığında eğilen karşılaştırmalı bir çalışma olarak da dikkat çekiyor."