|
Viyana’da Festival Farkı
Viyana’nın 1951’den bu yana düzenlenen en büyük ve köklü kültür-sanat festivali Wiener Festwochen, programıyla şaşkınlık yaratıyor.
Sibel Arslan Yeşilay
7 Mayıs’ta başlayan, 20 Haziran’da sona erecek olan Wiener Festwochen Festivali’ne 19 ülkeden 53 prodüksiyon katıldı Bu 53 yapımdan 30’u tiyatro, 22’si ise müzik prodüksiyonu. Festival ayrıca “Arnold Schönberg’in Satranç Hamleleri“ ile “Yahudiler Kenti Viyana” adlı iki sergiye, iki de film retrospektifine yer veriyor: “Kontrol Toplumunun Sineması” ve Peter Lorre’nin 100. doğumgünü anısına düzenlenen“Cenette Bir Yabancı”.
Yazıya böyle ayrıntılı rakamlarla başlamamın nedeni, davetlisi olarak kısa bir bölümüne tanık olduğum festivalin büyüklüğü karşısında duyduğum şaşkınlık ve hayranlık. Avusturya’da özellikle kültür-sanat konusunda geleneğin ne kadar önemli olduğunu biliyordum, ama bu kadar çok etkinliğin, birbirinden ilginç yapımların arasında kaybolmadan seçim yapmanın insanı zorladığı bir festivale ilk kez katılıyordum ve Viyana’da kaldığım kısa süre içinde festivalden ancak tadımlık yapımlar izleyebildim.
Genç Sanatçılar Platformu: “forumfestwochen” Festivalde izleyebildiğim ilk oyun “Ivan Denizoviç’in Yaşamından Birgün” adlı Ukrayna yapımıydı. Soljenitsin’in romanından Andery Şoldak’ın uyarlayıp yönettiği oyun, eski bir kablo fabrikasında oynanıyordu. Seyirciler önce simsiyah örtülerle kaplı bir alanda epeyce sıkışık bir biçimde 10 dakika kadar bekletildikten sonra beyaz giysili, önlüklü ve başlıklı görevliler tarafından iki ayrı gruba ayrılarak salona alındı. Gulag adalarındaki her türlü insanlık dışı eylemi yaşayan tutukluların labirentler içinde fareler gibi dolaştırılmasından tecavüze uğramasına kadar birçok dehşet verici ayrıntıyı son derece etkileyici biçimde sahneye çıkaran sahnelemede özellikle oyuncuların performansı büyüleyiciydi. Yapım festivalin deneysel ve alışılmadık bir sahne diline sahip prodüksiyonların davet edildiği “forumfestwochen ff” başlıklı bölümünde yer alıyordu. 2002 yılında festivalde hayata geçirilen ve yöneticiliğini Stefan Schmidtke’nin üstlendiği bölüm oyunların yanı sıra düzenlediği atölyeler, söyleşiler ve sempozyumlarla genç sanatçılar için bir tiyatro laboratuarı işlevi görüyor. İlginç sahne performanslarının ve farklı projelerin izlenip tartışıldığı, son derece dinamik bir çağdaş tiyatro platformu oluşturan “forumfestwochen” kapsamında Ivan Vüripayev’in yazıp Viktor Rüşakov’un yönettiği “Oksijen” (Rusya), Vladimir ve Oleg Presniyakof’un yazıp Kiril Serebrenikov’un yönettiği “Terörizm” (Rusya), Jan Ritsema ile Byana Çveliç’in yazıp yönettiği “Boru Hattı” (Hollanda, Sırbistan-Karabağ), Robert Lehmeier’in Mozart’tan uyarlayıp sahnelediği “Cosi fan tutte” (Almanya) ve Simon Stephens’in yazıp Sebastian Nübling’in yönettiği “Herons” (Almanya/İsviçre) yer alıyor.
Festivalin ağır topları: Viyana Festivali’nin merakla beklenen yapımlarından biri, festivalin yöneticisi olan Luc Bondy’nin yönettiği bir Sophokles uyarlaması “Cruel and Tender”. Oyunun yazarı Martin Crimp, başrolü ise Partice Chéreau’nun “Intimacy” filminde göz kamaştıran Yeni Zelandalı yıldız Kerry Fox üstleniyor. Merakla beklenen bir başka yapım ise bir roman uyarlaması. Marcel Proust’un “Kayıp Zamanın İzinde”si Hollanda’nın önde gelen yönetmenlerinden Guy Cassiers’in yönettiği üç bölümlük uzun soluklu tiyatro gösterisi. Euripides’in “Herakles’in Çocukları” adlı oyunu ünlü Amerikalı yönetmen Peter Sellars’ın rejisiyle Viyana’da parlamentonun tarihi salonunda seyirci karşısına çıkacak. Genç alman yazar Dea Loher’in “Klara’nın Bağlantıları” adlı oyunu da Polonyalı yönetmen Kristiyan Lupa’nın Çehovvari bir anlatım dili oluşturduğu rejisiyle işsizlik ve kimlik üzerine kurulu son derece başarılı bir çalışma olarak Viyana Festivali’nde ilgiyle izlenen bir yapım oldu.
Festivale Ibsen Damgası Almanca konuşulan ülkelerin sahnelerinde sık sık boy gösteren Hernik Ibsen bu yıl Viyana Festivali’ne damgasını vuruyor. Ibsen’in festivalde sunulan Schaubühne yapımı “Nora”sı, geçen yıldan buyana başarısıyla birçok ödül alan, festivalden festivale koşan bir yapım. Ostermeier’in yerinde bir tercihle günümüze taşıdığı ve biraz değiştirdiği metin en az Ibsen’in ilk oynandığı dönemde koparttığı gürültüyü koparacak şiddette sarsıcı bir finalle noktalanıyor. Ostermeier başka bir Ibsen oyununu “Yapı Ustası Solness”i Burg Tiyatrosu ile Festival ortak yapımı olarak sahneliyor. Oyunun başrolünde ise Burg Tiyatrosu’nun efsanevi oyuncusu Gert Voss yer alıyor. Festival süresince izlenebilecek üçüncü Ibsen ise usta rejisör Peter Zadek’in sahnelediği Berliner Ensemble yapımı “Peer Gynt”.
(Milliyet Sanat, Haziran 2004) |
|
|